05 Eylül 2010 Pazar
Ana Sayfam Yap

Gelenek-Görenek

F O L K L O R   (HALK BİLİMİ)

İlçemizdeki folklorik değerler, kaynağını yöre halkının gelenek görenek ve yaşam tarzından almaktadır. Misafirperverlik, sosyal dayanışma ve ananelerine bağlılık ilçe kültürünün en önemli başlıklarıdır. İmece, asker uğurlama, dini ve resmi bayramlardaki kaynaşma, düğün alayları ve taziyeler ilçe halkının en belirgin folklorik özellikleridir.

KAHTA İLÇESİNİN BELİRGİN FOLKLORİK ÖZELLİKLERİ

YAŞAMA BİÇİMİ : Yöre insanının yaşama biçimi kırsal kesimde ve ilçe merkezinin önemli kısmında yörenin ekonomik yapısına paralel olarak tarıma endekslidir. Tarım ve hayvancılığa bağlı olarak yaşamını sürdüren halk, tarımın makineleşmesiyle sosyal yaşantısını kısmen de olsa revize etmiştir. Tarımdan geçimini sağlayan kesimlerin sosyal yaşamları Anadolu'daki köylülerden farklı değildir.

Atatürk Barajı göl sahası oluşması nedeniyle topraklarını kaybederek ilçe merkezine yerleşen vatandaşlar, değişik dallarda ticaret yapmak suretiyle geleneklerini koruyarak yaşamlarını sürdürmektedirler. Sosyal yaşantı turizmle ve okulların çoğalmasıyla hızla gelişim göstermektedir.

İlçemizde Turanlı sülalesinin liderliğini yaptığı RİŞVAN aşireti Çetinkaya sülalesinin liderliğini yaptığı İZOL aşireti ve Erdem sülalesinin liderliğini yaptığı MİRDES aşireti mevcut olup, bunun yanında çevre illerde bulunan bazı aşiret mensuplarının da ilçemizde çok az sayıda ikamet ettikleri, bütün aşiretlerin devlet yanlısı oldukları gözlenmektedir.

HALK OYUNLARI : Türkiye, Avrupa ve Dünya birincilikleri almış olan halk oyunları, kaynağını Fırat Efsanei, Hasat ve yörenin törelerinden almıştır. Son yıllarda oynanan Simsimi, Düz, Türkü, Kımıl yörenin oyunlarından bazılarıdır.

TÜRKÜ : İlçenin yetiştirdiği sanatçılar, yöre insanının dramını, ezgilerini, güzelliklerini, Fırat ve tarihi zenginliklerini konu alan türküler besteleyerek halka sunmuşlardır. İlçede yetişen ve ülkemiz çapında tanınan ses sanatçıları; Kahtalı Mıçı (Mustafa ARSLAN), Zara, Ramazan GARİPSES, Kahtalı Hamido ve Kahtalı İbo'dur.

GİYSİ : Mahalli giysiler halen erkek ve bayanlarda güncelliğini korumakta olup, erkeklerde; başta şapka, yelek ve şalvar, Bayanlarda ise ; başta tülbent, fistan ve belde kemer ile takılar giysiyi tamamlamaktadır. İlçe merkezi ve genç kesim modern giyimi benimsemiş durumdadır.

KIZ SEÇİMİ : Oğlan anasının çevrede yaptığı araştırmaları, akraba ve tanıdıkların tavsiyeleri, evlenme çağına gelmiş oğlanın ağzının yoklanması sonucu yapılan araştırmalarla tespit edilen kızların evine görücüler, kendi aralarında kararlaştırılan bir günde, haber vermeden giderler. Hiç beklemedikleri bu konukların ziyaret sebeplerini anlayan ev sahibi, konuklarına gereken saygıyı gösterirse de, kızlarını birden bire verecek izlenimi yaratacak davranışlardan kaçınırlar. Bu nedenle konukların başörtüleri alınmaz, onlara kahve ikram edilmez.

Görücülerin her biri kızın özelliklerini anlamak için evin düzenini, temizliğini, el becerilerini gözden geçirirler ve kızı yakından görebilmek için su vb. ihtiyaçlarını isterler.

Eve dönen görücüler, gördüklerini ortaya atar ve kızı ile ailesi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karara varırlar. Sonuç, baba ve en yakın aile büyükleri ile görüşüldükten sonra bir aracı ile oğlana söylenirdi. Kız, oğlana gösterildikten sonra kesin sonuca varılır. Bu süre zarfında kız evi de oğlan hakkında gizli araştırmalarını yapar.

KIZ İSTEME : Kızın seçiminden sonra, sıra kız isteme işine gelirdi. Kız isteme işine kadınlar, erkekler tarafından yapılır. Önce oğlan tarafının yakın akrabalarından bir grup, istemek için tekrar kız evine giderlerdi. Kısa bir sohbetten sonra, "Allah'ın emri, Peygamberin kavliyle kızınızı, oğlumuza münasip bulduk. Siz ne dersiniz?..." denilerek kız istenir ve oğlanın hüner ve meziyetleri sıralanır. Kız evi ise "İyi geldiniz, hoş geldiniz ama kızımız küçük, borçluyuz, evimiz pek yalnız. Çocuk da giderse elimiz, ayağımız kuruyup kalacak," cevabını verirler. Kızı isteyen taraf da "Biz sizi sıkmayız. Hepsinin kolayı bulunur. Kızın yeri iyidir. Kaçırmayınız," gibi gönül alıcı sözler sarf edeler. Eğer kız tarafı verimkar ise "Allah nasip etmiş ise ne diyelim!" ya da "Bir kaç gün sonra cevap verelim," derlerdi. Oğlan evi, kızın verilip verilmeyeceğini, kendilerine yapılan ikramdan, ayakkabılarının çevrilmesinden, uğurlanmalarından anlamaya çalışırlar. Kız evi olumsuz cevap vermek istiyorsa, kızlarının henüz gelinlik çağına gelmediğini, başka bir tarafa sözleri olduğunu, henüz düğün edemeyeceklerini ileri sürerek hatır kırmamaya çalışırlar. Oğlan evinin, kız evine ikinci ve üçüncü gidişlerinden sonra "Birliğimiz tamamdır. Bir kere de babasından istenilmesi muvafık olur," denilerek kesin cevap erkeklere bırakılır. Daha sonra erkekler bir yerde toplanarak isteme işi tamamlarlar. Söz kesimini nişan izler. Söz kesilmede, bunun belirtisi olan küçük hediyeler verilir.

ASKER UĞURLAMA; Askerlik insan hayatında bir dönüm noktası ve olgunlaşma dönemi olarak kabul edilir. Askere gidecek gençler akraba, eş, dost, ve komşularını ziyaret ederler. Ellerini öptükleri büyüklerinden el öpme parası alırlar. Askere gidecek olan gencin evi akraba, eş, dost, ve komşuları tarafından ziyaret edilerek çeşitli hediye ve armağanlar verilir. Askere gitmeden önce asker aileleri diğer askerlere ve çevreye yemek daveti verir. Önce akraba ziyaretlerine başlarlar. Akrabaları, kendilerini ziyarete gelen gençlere çeşitli yemekler yapıp ağırlarlar. Askerin silah tutacağı parmağına kına yakılır. Askere gidecek gençler annesinin babasının ve kardeşlerinin ellerini öper, gençlerin cebine harçlık konulur. Askere gidecek genç gideceği vasıtaya bineceğinde, binmeden önce topluca dua edilir, dua ile uğurlanır.

EL SANATLARI; Halı, sicim, kilim, yazma, oya, bakır işlemeciliği ve hediyelik eşya yapımı ilçenin el sanatları açısından önemli faaliyetleri olmakla beraber, halıcık ilçe ekonomisine gözle görülür bir katkı sağlamaktadır.

YÖRESEL YEMEKLER; İlçe zengin bir mutfak kültürüne sahiptir. Mevsimine göre evlerden eksik olmayan yemekler; Patlıcanlı Yoğurt Çorbası, Yuvarlama, İçli Köfte, Mercimekli Lapa, Sarımsaklı Bulgur Pilavı, Mercimekli Köfte, Çiğköfte, Pirpirimli (Semizotu) Ayran Çorbası, değişik dolma türleri, yaprak sarması, değişik etli tava yemekleri.

İlçenin yemek kültüründe hemen her mahallede bulunan fırınlarda pişirilen fırın yemeklerinin yeri büyüktür. Özellikle yaz aylarında fırında hazırlanan Tava, Patlıcan Kebabı, Dövmeç, (Közlenmiş Patlıcan ve Biber ile hazırlana) Soğulma, lahmacun ve etli pide ilçenin yemek kültüründe önemli bir yer tutar

DÜĞÜNLER; Yöremizde, toplumumuzun en önemli kuruluşu olan ailenin kuruluşunun ve işlerliğinin sağlanması üzerinde önemle durulan konulardan biri olmuştur. Yöremizde evlenmelerde özellikle yaş, sosyal ve ekonomik denklikler gözetilir. Evlenmede genel anlayış, erkeğin askerliğini yaptıktan sonra evlenmesidir. Geçim kaynağı tarım olan yöremizde daha çok askerden önce evlilik olayına daha çok rastlanılmaktadır.

Evlenmelerde kız anaları, gelinlik çağına yaklaşan kızına, eş olacak, yakışacak damadı beklerken, oğlan anaları da oğluna hayat arkadaşı olabilecek serpilmiş kızları araştırırlar.

Bölgemizde ergenlik çağına giren kız ve erkekler küçük yaşta evlendirilirler. Evlenmelerde ailelerin görüşüne ve gençlerin rızasına bakılır. "Kızı keyfine bırakırsan zurnacıya, oğlanı kendi haline bırakırsan bir yosmaya gönül verir." Atalar sözünden hareket edilerek, ana ve babanın kararı haricinde hareket etmek saygısızlık sayılır.

Evlenme yaşına gelen erkekler, düşüncelerini aracılar tarafından ailelerine bildirir.

Kız ve erkeğin seçiminde soy ve sülalenin araştırılmasına özen gösterilir. Yakın akraba evliliklerine çok sık rastlanılır. Kirvelerin ve kirve çocuklarının evliliklerine ise kolay kolay izin verilmez. Bazı aileler; geçimsizlik olur gerekçesiyle, akraba evliliklerine rıza göstermezken, bazı aileler de mallarının dışa çıkmasını önlemek için akraba evliliğine "evet" dermektedirler. Yaşı geçen kızların evlenmeleri ile ilgili "kısmet açma" "kızın kısmeti kapanmış" gibi inançlar bulunmaktadır.

Düğün tarihleri kız ve oğlan taraflarının anlaşması ile belirlenir. Çoğunlukla sonbahar ayları tercih edilmektedir.

Düğünle ilgili olarak yukarıda belirtilen adet ve gelenekler halen güncelliğini korumakta ise de genç kesim, özellikle de okumuş diye tabir edilen kesim, görüşüp, anlaşarak evlenme yolunu gitmektedirler.

SÜNNET ; Kirve : Günümüzde anlamındaki ağırlığını yitirse de özellikle yöremizde çok değer verilen, onurlandırmak, şereflendirmek için sunulan bir mevkidir. Aşiretlerdeki kirvelik babadan çocuğa gelecek nesillere aktarılır. Aileler arasındaki kirvelik ilişkisi babadan sonra en büyük oğulla devam ettirilir. Bir anlamda ailelerin kan kardeşliği gibi bir şeydir. Yeni nesillerin kirvelerini değiştirmesi büyük bir ayıptır.

Aileler arasında kavgalarda kirveler de taraf olur veya arabuluculuk yapar. Ayrıca evliliklerde de kirve düğünün organizatörlerindendir. Ev sahipliği yapar, misafirleri karşılar. Kirvenin çocukları kardeş sayılır, bırak evlenmeyi yan gözle bile kirve çocuğuna bakılamaz. Kirve baba kadar sorumludur aslında sünnet olan çocuğun üzerinde. Babasının gücünün yetmediği yerlerde kirve devreye girer. Sünnet olacak çocuğun giysisi kirve tarafından alınır. Kirve çocuğa altın, saat vb. gibi armağanlar getirir. Çocuğun babası tarafından kirveye halı, elbise vb: gibi armağan verilir. Çocuk otomobille gezdirilir. Sünneti, sünnetçi veya sağlık memuru yapar. Çok ağır bir sorumluluktur kirvelik, o yüzden herkes kabul etmez kirvelik teklifini.

Genellikle sünnetler yapılırken sünnet düğünü tertip edilir ve kendisine yukarıda özellikleri sayılan özelliklerde bir kirve tutulur. Sünnet düğününden bir gün öncesinde sünnet olacak çocuk için kına gecesi düzenlenerek, sünnet olacak çocuğun ellerine kına yakılır. Sünnet olacak çocuğun yatak ve yatak odası süslenir. Sünnet olacak çocuğa sünnet elbisesi giydirilir. Düğün günü mevlit okutulur. Dualar yapılır. Davetli misafirlere yemek ve çeşitli ikramlarda bulunulur. Düğüne arabalarıyla katılan herkes düğün günü konvoy oluşturarak sünnet olan çocuğa şehir turu yaptırırlar. Misafirler tarafından sünnet olan çocuğa çeşitli armağanlar verilir.

ÖLÜM VE TAZİYE; En önemli ananelerimizden (örf ve adetlerimiz) biri olan ve bizi diğer büyük yerleşim birimlerinden ayıran önemli özelliklerimizden biri olan cenaze ve taziye hizmetleridir. Bu da ölülerimize olan sevgi ve saygımızdır. Taziye; ölüsü olan aile yakınlarının acılarını hafifletmek ve bir nebze de olsa acılarını paylaşmak için yapılan ziyaretlerdir.

Yas sahipleri ziyaretleri evlerinde kabul ederler, taziye yeri olarak da evlerin geniş avlularında tercih edilmektedir.

Yakını vefat eden kişi, taziye evinde hazırlıklarını yaparak taziyeye gelenleri karşılar. Taziye sahipleri gelenlere çay, su, şeker vb. ikram eder. Taziye yerine giren her kişi Fatihâ Suresi'ni okur. Duasını okuduktan sonra gelen ikramı alır. Kalkması gerektiği zaman aynı dua tekrarlanır. Yakını ölen kişi taziye evi için gönlünden geçtiği miktarda masraf yapabilir. Taziye için gelenler de kendi gönlünden geçeni yas evine getirebilir. Yas süresi yöremizde ölen kişinin yaşı ve toplumdaki yeri ile orantılı olabilmektedir. Ölümün kırkıncı günü mevlit okutulur, davetlilere yemek ve helva ikram edilir. Elli ikinci gününde hatim indirilir.

Üye Paneli

Özlü Sözler

Borç köle olmanin baslangicidir.
(V.Hugo)

Nöbetçi Eczane

Son Üyeler

Filinta Fenerbahçe Ayshecix
Baykuş Isabayyigi Kolık
Alican

Anket

Referandumda Kullanacağız Oy Hangisi Olacak?

Evet
Hayır
Oy Kullanmayacağım